Site Rengi

DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,54
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu

4 kuşaktır saatçi olan ailenin son temsilcisi 50 yıldır mesleği sürdürüyor

TÜRKİYE’nin ilk yerli saat ustalarından biri olan Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi’nin 4’üncü kuşak torunu olan Kemal Yücer (67), 50 yıldır aile …

TÜRKİYE’nin ilk yerli saat ustalarından biri olan Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi’nin 4’üncü kuşak torunu olan Kemal Yücer (67), 50 yıldır aile mesleğini sürdürüyor.

Türkiye’nin ilk saat ustalarından biri olan Mustafa Fehmi Efendi’den kalan mesleği yarım asırdır sürdüren 4’üncü kuşak torunu Kemal Yücer, yeni çıraklar yetişmediği için ailesinde son temsilci olduğunu söyledi. İki metrekarelik dükkanında saat tamirini sürdüren Yücer, “Çırak yetişmediği için bu meslek bizde bitiyor. Biz 4’üncü kuşağın sonuyuz. 52 senedir bu işi yapıyorum. Saatçiliğin artık son günleri. Çoğu meslek artık bitti. Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi, bu sanatı daha sonra dedeme öğretmiş. Dedemden babama, babamdan da en son bana geçiyor. Bende bitecek herhalde, çocuklar da merak etmedi. Saat de artık eskisi gibi üretilmiyor” diye konuştu.

Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi’nin Atatürk’e özel bir masa saati yaptığını ve Ankara’ya giderek, takdim ettiğini anlatan Kemal Yücer, “Büyük dedem Mustafa Fehmi, Edirne’de askerlik yaparken, çarşı iznine çıktığında bir ustanın yanına gider, bir şeyler öğrenirmiş. Askerden geldiğinde Kütahya’da saat imalatına girişmiş. Pirinç levhalar döküp, üzerine çark resimleri çizmiş ve saat yapmış. 8 saati var. 13 Kasım 1936 da ‘El İşleri ve Sanatlar Sergisi’ için Mustafa Kemal Atatürk‘e bir saat yaparak, hediye etmiş. Atatürk’e saat yaparken, ‘Türkiye’de saat sanayisi yapılsın’ diye gitmiş. Ancak beklediği ilgiyi görememiş. O günden sonra bir daha saat yapmamış ve 8 saatte kalmış” dedi. ‘ESERLERİNİN HİÇBİRİ BİRBİRİNE BENZEMİYOR’

Mustafa Fehmi Efendi’nin 63 yıllık yaşamında yaptığı 8 saatin farklı model ve şekilde olduğuna dikkat çeken Yücer, “Biri masa saati, biri 15 günlük, biri aylık, biri takvimli saat. Hepsi birbirinden bağımsız ve ayrı bir model. Kimi ağırlıkla kimi zemberekle çalışıyor. Mustafa Fehmi Efendi’nin saati el sanatları sergisinde birinci seçiliyor ve bu başarısından dolayı Mustafa Kemal Atatürk dedemi madalyaya layık görüyor. Kütahya ziyaretinde Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen törenle dedeme madalyası teslim ediliyor. Yaptığı saatlerden bir tanesi de Macar Evi’nde sergileniyor. Bu saat de 2 metrelik bir boy saati. Üzerinde takvim, ay ve günü gösteriyor. Bir de ağırlıkla çalışıyor. Ahşap mobilyası, her şeyinin yapımı dedeme ait. El yapımı, kaliteli ve değerli bir saat” diye konuştu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Oğuzhan KILIÇ

 

TÜRKİYE’nin ilk yerli saat ustalarından biri olan Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi’nin 4’üncü kuşak torunu olan Kemal Yücer (67), 50 yıldır aile mesleğini sürdürüyor.

TÜRKİYE’nin ilk yerli saat ustalarından biri olan Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi’nin 4’üncü kuşak torunu olan Kemal Yücer (67), 50 yıldır aile mesleğini sürdürüyor.

Türkiye’nin ilk saat ustalarından biri olan Mustafa Fehmi Efendi’den kalan mesleği yarım asırdır sürdüren 4’üncü kuşak torunu Kemal Yücer, yeni çıraklar yetişmediği için ailesinde son temsilci olduğunu söyledi. İki metrekarelik dükkanında saat tamirini sürdüren Yücer, “Çırak yetişmediği için bu meslek bizde bitiyor. Biz 4’üncü kuşağın sonuyuz. 52 senedir bu işi yapıyorum. Saatçiliğin artık son günleri. Çoğu meslek artık bitti. Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi, bu sanatı daha sonra dedeme öğretmiş. Dedemden babama, babamdan da en son bana geçiyor. Bende bitecek herhalde, çocuklar da merak etmedi. Saat de artık eskisi gibi üretilmiyor” diye konuştu.

Kütahyalı Mustafa Fehmi Efendi’nin Atatürk’e özel bir masa saati yaptığını ve Ankara’ya giderek, takdim ettiğini anlatan Kemal Yücer, “Büyük dedem Mustafa Fehmi, Edirne’de askerlik yaparken, çarşı iznine çıktığında bir ustanın yanına gider, bir şeyler öğrenirmiş. Askerden geldiğinde Kütahya’da saat imalatına girişmiş. Pirinç levhalar döküp, üzerine çark resimleri çizmiş ve saat yapmış. 8 saati var. 13 Kasım 1936 da ‘El İşleri ve Sanatlar Sergisi’ için Mustafa Kemal Atatürk‘e bir saat yaparak, hediye etmiş. Atatürk’e saat yaparken, ‘Türkiye’de saat sanayisi yapılsın’ diye gitmiş. Ancak beklediği ilgiyi görememiş. O günden sonra bir daha saat yapmamış ve 8 saatte kalmış” dedi. ‘ESERLERİNİN HİÇBİRİ BİRBİRİNE BENZEMİYOR’

Mustafa Fehmi Efendi’nin 63 yıllık yaşamında yaptığı 8 saatin farklı model ve şekilde olduğuna dikkat çeken Yücer, “Biri masa saati, biri 15 günlük, biri aylık, biri takvimli saat. Hepsi birbirinden bağımsız ve ayrı bir model. Kimi ağırlıkla kimi zemberekle çalışıyor. Mustafa Fehmi Efendi’nin saati el sanatları sergisinde birinci seçiliyor ve bu başarısından dolayı Mustafa Kemal Atatürk dedemi madalyaya layık görüyor. Kütahya ziyaretinde Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen törenle dedeme madalyası teslim ediliyor. Yaptığı saatlerden bir tanesi de Macar Evi’nde sergileniyor. Bu saat de 2 metrelik bir boy saati. Üzerinde takvim, ay ve günü gösteriyor. Bir de ağırlıkla çalışıyor. Ahşap mobilyası, her şeyinin yapımı dedeme ait. El yapımı, kaliteli ve değerli bir saat” diye konuştu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Oğuzhan KILIÇ

ETİKETLER: , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.