Site Rengi

DOLAR 7,8769
EURO 9,5580
ALTIN 464,68
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Parçalı Bulutlu

Organ bağışı hayata bağıştır

Türkiye’de 3-9 Kasım  ‘Organ ve Doku Bağışı Haftası’ olarak kabul ediliyor. Tedavisi yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün olan hastalıklarda …

Türkiye’de 3-9 Kasım  ‘Organ ve Doku Bağışı Haftası’ olarak kabul ediliyor. Tedavisi yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün olan hastalıklarda bağışçılar pek çok insana umut ışığı oluyor. 18 yaşını doldurmuş bir kişi, özgür iradesiyle Sağlık Bakanlığı’nın organ bağışı sistemi üzerinden, iki şahit huzurunda organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra kullanılmak üzere bağışlayabiliyor. Organ bekleyen on binlerce hastaya umut olmak aslında çok kolay… Sağlık Bakanlığı Organ, Doku Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Dairesi Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu, konunun önemini ve süreçlerini anlattı…

Organ bağışı nedir?

Organ bağışı kişinin hayattayken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra başka hastaların tedavisinde kullanılmak üzere vasiyet etmesidir. 18 yaşını aşmış, akli dengesi yerinde olan herkes organ-doku bağışında bulunabilir.

Canlıdan bağış nasıl oluyor?

Canlıdan canlıya organ nakli böbrek, karaciğer ve akciğer gibi organlar için geçerli. Ülkemizde böbrek ve karaciğer nakilleri canlıdan da yapılıyor. Ancak kadavradan nakil her zaman öncelikli tercihtir. Maalesef ölüm sonrası bağışların yetersiz oluşu, organ nakli bekleyen insanların çokluğu nedeniyle son çare olarak canlıdan canlıya nakil yapılmak durumunda kalınıyor. Ancak bu da yakın akraba (4. dereceye kadar kan ve kayın hısımlardan) ya da çapraz nakil şeklinde yapılabiliyor. Para karşılığında organ alıp vermekse kesinlikle yasak.

Organ-doku bağışında bulunan herkesin organları-dokuları kullanılabilir mi?

Bağış yapılmış olsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün değil. Örneğin; evde, sokakta veya hastanelerin herhangi bir servisinde ölmüş kişilerin organları ülkemizde organ bağışında kullanılamaz. Yalnızca yoğun bakım ünitesinde solunum cihazına bağlıyken ölen, yani beyin ölümü gerçekleşenlerin organları nakledilebilir.

Hangi organ ve dokuları bağışlayabiliriz peki?

Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak, kornea, kalp kapağı, yüz ve saçlı deri, kemik, ekstremite (kol, bacak), tendon, kas dokusu, üst solunum yolları, kıkırdak, üst sindirim yolları, deri, uterus (rahim).

Organ bağışında  aileden izin alınması gerekir mi?

Aile onayı olmadan kimsenin organları kullanılamaz.

Alınan organlar herkese nakledilebilir mi?

Nakil işlemleri Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından yürütülüyor. Organ dağıtımı; ulusal bekleme listelerinde kaydı olanlar arasından, öncelikle tıbbi aciliyeti olan hastalar olmak üzere, kan ve doku grubu uyumuna göre yapılıyor.

İleri yaş, kronik hastalıklar organ bağışına engel midir?

Yaşın ileri olması, kronik bir hastalığın bulunması, alkol-sigara kullanımı ve benzeri nedenler organ bağışı yapılmasına engel değildir.

Organ bağışı yapıldıktan sonra vazgeçilebilir mi?

Bağışçının e-devlet sistemi üzerinden iptal etmesi ve organ bağış kartını imha etmesi yeterlidir.

Türkiye Organ ve Doku Bağışı Bilgi Sistemi (TODBS) nedir?

Sağlık Bakanlığı’nın 2013’te devreye soktuğu bu sistemde kişilerin bağışı, iki kişinin şahitliğinde, vasiyet formatında güvenli bir ortamda kayıt altına alınıyor. Sisteme kayıtlı 598 bin 705 gönüllü bağışçı var. Organ bağışı, Bakanlığımızca ve Bakanlığımızın yetkilendirmiş olduğu İl Sağlık Müdürlükleri, ağız ve diş sağlığı merkezi, toplum sağlığı merkezi, aile sağlığı merkezi, özel hastaneler, kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerinin organ bağış birimleri tarafından kabul ediliyor.

Kaç nakil merkezimiz var?

Şu an 4 akciğer, 76 böbrek, 16 kalp, 49 karaciğer ve 8 pankreas olmak üzere toplamda 163 organ nakli merkezimiz var. Nakil sayılarımız da her yıl artıyor.

ONLARA YAŞAM ŞANSI SUNABİLİRİZ

Sağlık Bakanlığı Organ, Doku Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Dairesi Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu

“Ülkemizde 25 bin civarında organ yetmezliği olan hasta var. Bu hastalar için yegane tedavi organ nakli. Uygun organ bulunamadığı için hastaları kaybediyoruz ne yazık ki. Her yıl organ bekleme listesine yeni hastalarımız ekleniyor. Onlara yaşam şansı sunmak adına organ bağışı çok kıymetli. İslam dini yaşatmayı gaye edinen yüce bir din. Maide suresi 42. ayetini kaynak gösteren din alimleri bir insanı yaşatmanın tüm insanlığı yaşatmak kadar sevap olduğuna vurgu yaparak İslam’ın organ bağışını teşvik ettiğini söylüyor. Organ bağışında bulunmak gerçekten çok ulvi bir haslet. Organ nakli hayat kurtarır ve organ bağışı hayata bağıştır.”

BÖBREK NAKLİ SONRASI DOĞRU BESLENME ÇOK ÖNEMLİ

Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk

Kronik böbrek yetmezliği hastalarının, canlı böbrek bağışçıları olmasına rağmen tıbbi yetersizlikleri, sorunları nedeniyle böbrek nakli gerçekleşmeyebilir. Bu durumda Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği’nde belirtildiği gibi benzer alıcı ve vericiler arasında ‘çapraz böbrek nakilleri’ gerçekleştirilebilir. Canlı böbrek vericisi, böbrek nakli merkezinin nefroloji uzmanı ve transplantasyon cerrahı tarafından ayrıntılı kan ve idrar tahlilleriyle radyolojik inceleme sonuçlarına göre değerlendirilir. Alıcıyla kan uyumuna, donörün kronik hastalığı olup olmadığına bakılır. Böbrek nakli sonrası süreç, yeni nakledilen böbreğin sağlıklı çalışması ve vücudun reddetmemesi için çok önemlidir. Nakledilen böbreğin sağlıklı çalışması için, doğru ve dengeli beslenmeye çok dikkat edilmeli. Sağlıklı bireyler, dördüncü derece akrabalarına veya hısımlarına bir böbreklerini bağışlayabilir. Tek böbrekle de sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler. Ancak tek böbreklerini de kaybetmemeleri için sağlıklarına çok dikkat etmeleri gerekir.

BÖBREĞİNİ ALDIĞIM GENÇ İÇİN ÇOK AĞLADIM

Didem Seymen (35 yaşında – Sabah gazetesi sağlık editörü)

21 Mart 2006’da, 21 yaşımda böbrek nakli oldum. Genetik bir böbrek hastalığım vardı. 15 yaşımda diyalize girmeye başlamıştım. Diyalizle okulu birlikte idare ettim. Üniversite sınavına ambulansla gidip doktor eşliğinde girdim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde sanat tarihi okudum. Üniversite hayatım boyunca dersten çıkıp diyalize, diyalizden çıkıp derse giderdim. Antalya’dan böbrek bulundu haberi geldiğinde geceydi. Son Antalya uçağı 23.30’daydı ve 13 dakikada yetiştik havaalanına. Organ nakli var deyince uçağı beklettiler. Uçuş ekibi beni kapıda karşıladı. Böbreğin bana uyumlu olduğunu öğrenince çok ağladım. Hem sevinçten hem üzüntüden… Çünkü böbrek bekleyen 6 kişi girdik kurula. En uygun ve puanı en yüksek kişi alıyor böbreği. Alamayanlar için çok üzüldüm. Uyandıktan sonra da çok ağladım. Çünkü 19 yaşında bir erkekten almıştım o böbreği. Benden küçük, motor kazasında ölmüş. Onun için çok ağladım.

Nakilden sonra ilk üç ay çok iyi korundum. Altı ay sonra okuluma, sosyal hayatıma dönmüştüm. Hatta Sabah’ta işe başladım. Bu arada yüksek lisans yaptım. Doktoraya başlıyorum. Okurlarınıza şunu söylemek isterim. Yaşarken beş-altı kişinin hayatını kurtarabileceğiniz bir imkan olmaz. Ama bu dünyadan giderken, aslında gittiğiniz yerde hiç işinize yaramayacak organlarınız bir anda yedi-sekiz kişiye can olabilir. Bırakacağınız en güzel miras bu. O çocuğun ailesi bu bağışı yapmamış olsaydı, benim vücudum bu kadar süre diyalizi kaldırmayacaktı ve muhtemelen ölmüş olacaktım.

Kaynak: Hürriyet

 

Türkiye’de 3-9 Kasım ‘Organ ve Doku Bağışı Haftası’ olarak kabul ediliyor.

Türkiye’de 3-9 Kasım  ‘Organ ve Doku Bağışı Haftası’ olarak kabul ediliyor. Tedavisi yalnızca organ ve doku nakliyle mümkün olan hastalıklarda bağışçılar pek çok insana umut ışığı oluyor. 18 yaşını doldurmuş bir kişi, özgür iradesiyle Sağlık Bakanlığı’nın organ bağışı sistemi üzerinden, iki şahit huzurunda organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra kullanılmak üzere bağışlayabiliyor. Organ bekleyen on binlerce hastaya umut olmak aslında çok kolay… Sağlık Bakanlığı Organ, Doku Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Dairesi Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu, konunun önemini ve süreçlerini anlattı…

Organ bağışı nedir?

Organ bağışı kişinin hayattayken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra başka hastaların tedavisinde kullanılmak üzere vasiyet etmesidir. 18 yaşını aşmış, akli dengesi yerinde olan herkes organ-doku bağışında bulunabilir.

Canlıdan bağış nasıl oluyor?

Canlıdan canlıya organ nakli böbrek, karaciğer ve akciğer gibi organlar için geçerli. Ülkemizde böbrek ve karaciğer nakilleri canlıdan da yapılıyor. Ancak kadavradan nakil her zaman öncelikli tercihtir. Maalesef ölüm sonrası bağışların yetersiz oluşu, organ nakli bekleyen insanların çokluğu nedeniyle son çare olarak canlıdan canlıya nakil yapılmak durumunda kalınıyor. Ancak bu da yakın akraba (4. dereceye kadar kan ve kayın hısımlardan) ya da çapraz nakil şeklinde yapılabiliyor. Para karşılığında organ alıp vermekse kesinlikle yasak.

Organ-doku bağışında bulunan herkesin organları-dokuları kullanılabilir mi?

Bağış yapılmış olsa bile her ölümden sonra organ nakli mümkün değil. Örneğin; evde, sokakta veya hastanelerin herhangi bir servisinde ölmüş kişilerin organları ülkemizde organ bağışında kullanılamaz. Yalnızca yoğun bakım ünitesinde solunum cihazına bağlıyken ölen, yani beyin ölümü gerçekleşenlerin organları nakledilebilir.

Hangi organ ve dokuları bağışlayabiliriz peki?

Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak, kornea, kalp kapağı, yüz ve saçlı deri, kemik, ekstremite (kol, bacak), tendon, kas dokusu, üst solunum yolları, kıkırdak, üst sindirim yolları, deri, uterus (rahim).

Organ bağışında  aileden izin alınması gerekir mi?

Aile onayı olmadan kimsenin organları kullanılamaz.

Alınan organlar herkese nakledilebilir mi?

Nakil işlemleri Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından yürütülüyor. Organ dağıtımı; ulusal bekleme listelerinde kaydı olanlar arasından, öncelikle tıbbi aciliyeti olan hastalar olmak üzere, kan ve doku grubu uyumuna göre yapılıyor.

İleri yaş, kronik hastalıklar organ bağışına engel midir?

Yaşın ileri olması, kronik bir hastalığın bulunması, alkol-sigara kullanımı ve benzeri nedenler organ bağışı yapılmasına engel değildir.

Organ bağışı yapıldıktan sonra vazgeçilebilir mi?

Bağışçının e-devlet sistemi üzerinden iptal etmesi ve organ bağış kartını imha etmesi yeterlidir.

Türkiye Organ ve Doku Bağışı Bilgi Sistemi (TODBS) nedir?

Sağlık Bakanlığı’nın 2013’te devreye soktuğu bu sistemde kişilerin bağışı, iki kişinin şahitliğinde, vasiyet formatında güvenli bir ortamda kayıt altına alınıyor. Sisteme kayıtlı 598 bin 705 gönüllü bağışçı var. Organ bağışı, Bakanlığımızca ve Bakanlığımızın yetkilendirmiş olduğu İl Sağlık Müdürlükleri, ağız ve diş sağlığı merkezi, toplum sağlığı merkezi, aile sağlığı merkezi, özel hastaneler, kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerinin organ bağış birimleri tarafından kabul ediliyor.

Kaç nakil merkezimiz var?

Şu an 4 akciğer, 76 böbrek, 16 kalp, 49 karaciğer ve 8 pankreas olmak üzere toplamda 163 organ nakli merkezimiz var. Nakil sayılarımız da her yıl artıyor.

ONLARA YAŞAM ŞANSI SUNABİLİRİZ

Sağlık Bakanlığı Organ, Doku Nakli ve Diyaliz Hizmetleri Dairesi Başkanı Dr. Fatih Kacıroğlu

“Ülkemizde 25 bin civarında organ yetmezliği olan hasta var. Bu hastalar için yegane tedavi organ nakli. Uygun organ bulunamadığı için hastaları kaybediyoruz ne yazık ki. Her yıl organ bekleme listesine yeni hastalarımız ekleniyor. Onlara yaşam şansı sunmak adına organ bağışı çok kıymetli. İslam dini yaşatmayı gaye edinen yüce bir din. Maide suresi 42. ayetini kaynak gösteren din alimleri bir insanı yaşatmanın tüm insanlığı yaşatmak kadar sevap olduğuna vurgu yaparak İslam’ın organ bağışını teşvik ettiğini söylüyor. Organ bağışında bulunmak gerçekten çok ulvi bir haslet. Organ nakli hayat kurtarır ve organ bağışı hayata bağıştır.”

BÖBREK NAKLİ SONRASI DOĞRU BESLENME ÇOK ÖNEMLİ

Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk

Kronik böbrek yetmezliği hastalarının, canlı böbrek bağışçıları olmasına rağmen tıbbi yetersizlikleri, sorunları nedeniyle böbrek nakli gerçekleşmeyebilir. Bu durumda Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği’nde belirtildiği gibi benzer alıcı ve vericiler arasında ‘çapraz böbrek nakilleri’ gerçekleştirilebilir. Canlı böbrek vericisi, böbrek nakli merkezinin nefroloji uzmanı ve transplantasyon cerrahı tarafından ayrıntılı kan ve idrar tahlilleriyle radyolojik inceleme sonuçlarına göre değerlendirilir. Alıcıyla kan uyumuna, donörün kronik hastalığı olup olmadığına bakılır. Böbrek nakli sonrası süreç, yeni nakledilen böbreğin sağlıklı çalışması ve vücudun reddetmemesi için çok önemlidir. Nakledilen böbreğin sağlıklı çalışması için, doğru ve dengeli beslenmeye çok dikkat edilmeli. Sağlıklı bireyler, dördüncü derece akrabalarına veya hısımlarına bir böbreklerini bağışlayabilir. Tek böbrekle de sağlıklı bir yaşam sürdürebilirler. Ancak tek böbreklerini de kaybetmemeleri için sağlıklarına çok dikkat etmeleri gerekir.

BÖBREĞİNİ ALDIĞIM GENÇ İÇİN ÇOK AĞLADIM

Didem Seymen (35 yaşında – Sabah gazetesi sağlık editörü)

21 Mart 2006’da, 21 yaşımda böbrek nakli oldum. Genetik bir böbrek hastalığım vardı. 15 yaşımda diyalize girmeye başlamıştım. Diyalizle okulu birlikte idare ettim. Üniversite sınavına ambulansla gidip doktor eşliğinde girdim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde sanat tarihi okudum. Üniversite hayatım boyunca dersten çıkıp diyalize, diyalizden çıkıp derse giderdim. Antalya’dan böbrek bulundu haberi geldiğinde geceydi. Son Antalya uçağı 23.30’daydı ve 13 dakikada yetiştik havaalanına. Organ nakli var deyince uçağı beklettiler. Uçuş ekibi beni kapıda karşıladı. Böbreğin bana uyumlu olduğunu öğrenince çok ağladım. Hem sevinçten hem üzüntüden… Çünkü böbrek bekleyen 6 kişi girdik kurula. En uygun ve puanı en yüksek kişi alıyor böbreği. Alamayanlar için çok üzüldüm. Uyandıktan sonra da çok ağladım. Çünkü 19 yaşında bir erkekten almıştım o böbreği. Benden küçük, motor kazasında ölmüş. Onun için çok ağladım.

Nakilden sonra ilk üç ay çok iyi korundum. Altı ay sonra okuluma, sosyal hayatıma dönmüştüm. Hatta Sabah’ta işe başladım. Bu arada yüksek lisans yaptım. Doktoraya başlıyorum. Okurlarınıza şunu söylemek isterim. Yaşarken beş-altı kişinin hayatını kurtarabileceğiniz bir imkan olmaz. Ama bu dünyadan giderken, aslında gittiğiniz yerde hiç işinize yaramayacak organlarınız bir anda yedi-sekiz kişiye can olabilir. Bırakacağınız en güzel miras bu. O çocuğun ailesi bu bağışı yapmamış olsaydı, benim vücudum bu kadar süre diyalizi kaldırmayacaktı ve muhtemelen ölmüş olacaktım.

Kaynak: Hürriyet

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.